hüda's profileRAHMAN VE RAHİM OLAN ALL...PhotosBlogGuestbookMore Tools Help
 
 

bismillah 

 rose flowerrose flower rose flower

    
 
resim.gifresim.gifresim.gif
 
 

 rose flowerrose flower rose flower

            

HOŞGELDİNİZ
 
ZİYARET ETTİĞİNİZ İÇİN ALLAH RAZIII OLSUN
 
  
 

 
 

Comments (1158)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

http://mursit-htp5858.spaces.live.com/guestbook


Tasavvufun Menşei:

Tasavvufun başlangıcı Resulullah Aleyhisselâm’ın ve Ashâb-ı kiram -radiyALLAHu anhüm- Hazerâtının yaşayışlarında görülmektedir. Bazılarının zannettiği gibi Resulullah Aleyhisselâm’dan sonra başlamış olmayıp, doğrudan doğruya onun zuhuru ile zâhir olmuştur.

Kaynağı Kur’an-ı kerim ve Hadis-i şerif’lerdir.

ALLAH-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerinde şöyle buyurmaktadır:

“Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik.” (Mâide: 48)

“Sâdıklarla beraber olun.” (Tevbe: 119)

“Yarattıklarımızdan öyle bir topluluk da vardır ki, onlar Hakk’a iletirler ve hak ile hüküm verirler.”(A’raf: 181)

“İyi bilin ki, ALLAH’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar. Onlar iman edip takvâya ermiş olanlardır.” (Yunus: 62-63)

ALLAH’tan korkar takvâ sahibi olursanız mualliminiz ALLAH olur.” (Bakara: 282)

Onlar o kimselerdir ki ALLAH imanı kalplerine yazmış ve onları kendinden bir ruh ile takviye edip desteklemiştir” (Mücâdele: 22)

“Nefsini tertemiz yapıp arındıran felâh bulmuş, kurtulmuştur.

Onu kirletip örten kişi ise elbette ziyana uğramıştır.” (Şems: 9-10)

“Kim inanır nefsini ıslah ederse, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.” (En’am: 48)

Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallALLAHu aleyhi ve sellem-Efendimiz de Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyururlar:

“İlim ikidir. Birisi dilde olup, (ki bu zâhir ilmidir.) Hazret-i ALLAH’ın kulları üzerine hüccetidir. Bir de kalpte olan (marifet ilmi) vardır. Asıl gayeye ulaşmak için faydalı olan da budur.” (Tirmizî)



Ebu Zerr-i Gıfari -radiyALLAHu anh-den rivâyet edildiğine göre Resulullah -sallALLAHu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurdular ki:

“Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden bir zümre gelecektir. Onlar Kur’an’ı okuyacaklar, fakat Kur’an’ın feyzi onların boğazlarından öteye geçmeyecek, yalnız dilde kalacaktır. Nitekim onlar okun avı delip geçtiği gibi dinden çıkacaklar, bir daha da ona dönmeyeceklerdir.

İşte bütün insanların ve hayvanların en kötüsü bunlardır.” (Müslim: 1067)

ALLAH-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde bunlar hakkında:

Onlar her türlü Âyeti görseler yine de inanmazlar.” buyuruyor. (En’am: 25)

Onun içindir ki o hitâb-ı kerim’in ilâhi hükümlerinden istifade edip istikamete yönelemiyorlar:

“Sen onları hidayete çağırsan da aslâ hidayete gelmezler.” (Kehf: 57)

Bu Âyet-i kerime’lere bakarak ya tevbe edip müslüman olacaksınız veyahud bunların tümünü inkâr edip alenen kâfir olduğunuzu ilân edeceksiniz.

Oysa;

“Yaratmak da emretmek de ALLAH’a mahsustur.” (A’raf: 54)

Bir tek Âyet-i kerime’yi bütün yarattığı insanlar, cinler bir araya gelip inkâr etse hepsi kâfir olur



RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN
56 minutes ago
NAZOwrote:

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

 

Resulullah (sav) buyurdular ki: "İyi arkadaşla kötü

arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken
insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir

veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince

ya elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın."
kalbi güzel olmayanın dilide güzel olmaz..!!
umudunu yitirenin geleceği olmaz.!!başına

gelen belaya hamd edersen rabbim geri alırım buyuruyor..!

HAYIRLI AKŞAMLAR SİZİ BANA SEVDİRENE EMANET OLUN.

14 hours ago

Balık için su ne ise, kalp için de zikir odur

Susuz balığın öldüğü gibi, zikirsiz kalp de bir bakıma ölür. Kalbi ölen bir insandan ise hayırlı ve tatlı işler çıkmaz. Böyle bir insan nefsinin ve şeytanın kolayca esiri olur. Şeytanı kalbimizden, işimiz, evimiz, ailemiz, çocuklarımız ve soframızdan uzaklaştırmak istiyorsak, bunun tek yolunun ihlasla zikretmek olduğunu bilmeliyiz. Kötülüklere karşı en sağlam kale olan zikir insanı haramlardan kurtarır. Zikirle meşgul olan bir kalp ve dil, gıybet, yalan, laf taşıma, fitne yayma gibi haram ve boş işlere vakit bulamaz. İbadet, hizmet ve zikir ile meşgul olmayan kimsenin boş işlerden korunması da mümkün değildir. Kalbe gelen günah arzularını zikirle söndürme ve hayra yönlendirme imkanı vardır. Zikir ile desteklenen kalp iyiyi kötüyü fark eder.


Zikir mahşer gününe zafer biletidir. Allah mahşerde zikir ehlini özel himayesine alır, rahmet gölgesinde gölgelendirir. Rasulullah Efendimiz’in (s.a.v) müjdelediği gibi, Allah Teala’yı çokça zikreden erkek ve kadınların hesabı kolay olur. Zikir insanı en büyük felaket olan cehennem ateşinden korur. Zira Rasulullah Efendimiz (s.a.v), insanı ateşten kurtaracak en güzel amelin zikir olduğunu müjdelemiştir. Allah, müminleri kalplerine yerleşen Kelime-i Tevhid ve zikir üzere dünya ve ahirette sabit tutacağını haber vermiştir. (İbrahim, 27) Kulun yüce Rabbi’ni zikretmesi öyle büyük bir sermayedir ki, ömründe bir kere olsun samimi olarak “la ilahe illallah” diyen kimse, bu zikrin bereketine ebedi ateşte kalmayıp cennete girecektir. Zikre ait bu müjdeler herkes içindir. Erkek-kadın, genç-ihtiyar, fakir-zengin herkes bu nimetlere davet edilmiştir. Kul kalbi ve dili ile ne kadar zikir çeker ve buna devam ederse o derece ilahi ikram ve müjdelere ulaşır. Allah dostları iman ve namazdan sonra en fazla zikrin üzerinde durmuşlardır. Çünkü onlar zikirle elde edilecek nimetleri bizzat tatmışlar, onun kalp hastalıklarına kesin ilaç olduğunu görmüşler ve zikri herkese tavsiye etmişlerdir.
İnsan ve cin şeytanlarının hile, vesvese ve kötülüklerinden korunmanın en güzel yolu sürekli zikir halinde olmaktır. Zikir kalesine giren kimse emniyette olur. Bunun için günlük vird, ders ve hizmetlerine edebince devam eden kimseye büyü, sihir, vesvese gibi şeyler kolay kolay zarar vermez.
Kısaca, Allah’ı zikir kalbin hayatı, tadı, ilacı, gıdası, cilasıdır. Zikirsiz kalp zayıflar, hastalanır, kararır, kapanır, katılaşır ve sonunda manen ölür. Bu halden Yüce Allah’a sığınırız.

 

HAYIRLI AKŞAMLAR  A.E.O KARDEŞİM .

3 days ago

Ne mutlu kazananlara ;


Ne mutlu kazananlara ;
Hayat imtihan. Zenginlik imtihan, fakirlik imtihan, mal imtihan, evlat imtihan, darlık, ferahlık…
Hayatımızın her karesinde başımıza gelecekleri, istediklerimizi biliyor olsaydık nasıl bakardık hayata?
Ebediliği olmadığı sürece ne anlamı var sevincin, hüznün…
Anlık mutluluklar bizi mutlu ettiğini sanıyoruz şu anki acıyı çekmeme yada şu anki zevk için
neler kazanıyor yada kaybediyoruz…
Bütün olarak bakmadıkça hayata çok kıymetli oluyor, imtihan dünyası…
Bitecek elbet… Ne mutlu sabredenlere, kapılmayanlara zevk ve sefaya…
Mutluluğu Rabbini anmak da bulanlara…
Huzurun O’nu anmak dışında hiçbir şeyde bulmayanlara…
Aklına gelmeyen her saniyede ruhu daralanlara…
Göçüp gittiğinde sılâya kavuşanlara, hasreti bitirenlere…
Gurbetinin bitmesini bekleyenlere… Kaybetmenin olmayacağını anlayanlara…
Hiçbir şeyin yarım kalmayacağının bilenlere…
Hiçbir şeyin unutulmayacağının farkında olanlara…
Sevinçlerin ebedilik kazanması için kime sarılacağını bilenlere…
Sabrının, şükrünün mutlaka karşılığı olacağını bilenlere…
İsyanın kaybetmekten başka bir şey kazandırmayacağını bilenlere…
Umudu bitmeyenlere… Rahmeti sonsuz olanın mutlaka bir yol göstereceğini bilenlere…
O’na dayanıp, güvenenlere… Yüreğindeki her fısıltıyı duyduğunu bilenlere…
Adaletine güvenenlere…
İsteklere mutlaka cevap verdiğini bilenlere…
Sabırla O’nu bekleyenlere…
Hiçbir şeyi kötü görmeyenlere…
Mutlaka kendisi için bir kapı açılacağına inanlara…
O’na dayanmaktan başka çare görmeyenlere…
Her şeyin O’nun elinde olduğunu bilenlere…
Emrinin, çok hızlı olduğunu, anında gerçekleşeceğini bilenlere…
Ne mutlu umudunu kaybetmeyenlere…
Ne mutlu kazananlara Allah cümlemizi onlardan
eylesin.
amin
Selam ve dua ile...ALLAH C.C EMANET OLUNUZ

3 days ago
Sevdawrote:

 
ALLAHIM!

''Kimsesiz   kimse  yok,herkesin   var  kimsesi
Kimsesiz   kaldım  medet ey, kimsesizler  kimsesi''

Güç  ve  kuvvet  ancak  kendisine  has   olan  yüce
ve  büyük   ALLAHIM! Mahlukatın   adedince,zatının
rızası,arşının
Ağırlığı  ve  kelimelerin   mürekkebince  HZ.MUHAMMED
(sav )  ve  Onun  ehli  ve  ashabı      üzerine
salat  eyle.
Ey
Merhametlilerin  en  merhametlisi!  Bela  ve
musibetlerin    sağanak  sağanak  üzerimize  yağdığı,
ardı  arkası  kesilmeyen
depremlerle  inim  inim  inleyip çaresiz  kaldığımız
şu  günlerde, çaresizlerin   yegane  çaresi Sensin
deyip sana  yalvarıyor ,
halimizi
Sana  arz  ediyoruz. Celalinden  cemaline, kahrından
lütfuna  sığınıyoruz. Bizim  rabbimiz sensin.
Sen, bizleri semavi ve arzi  musibetlerin  eline
teslim  etmeyecek  kadar merhametlisin.bizleri her
türlü kötülüklerden muhafaza
buyur.! ALLAHIM! Senin af  ve mağfiretinin  dairesi
,bizi  belalardan  uzak  tutacak  kadar geniştir.Bize
rahmetinle
muamele  buyur ALLAHIM!Gazabından  bizi emin kıl
rabbim.
ALLAHIM! Senden dünya ve ahirette af ve afiyet
diliyoruz.Her türlü semavi ve arzi
Afet ve belaları  üzerimizden  uzaklaştırmanı
istiyoruz. ALLAHIM! Bilerek veya bilmeyerek
işlediğimiz
hatalarımızı,günahlarımızı bağışla.
Bizlere  merhamet  buyur.şüphesiz  sen merhametlilerin
en  merhametlisisin.
ALLAHIM!  Kalb  katılığından
,gafletten,dalaletten,zilletten,miskinlikten,küfürden,
Fısktan, nankörlükten,riyadan,sadece sana sığınırız.
Sen  bizleri  koru.Güç yetiremeyeceğimiz
Bela, fitne  ve  musibetlerle  bizi  imtihan    eyleme
ALLAHIM! ALLAHIM!  Fayda  ilimden,ürpermeyen
kalpten,doyma  bilmeyen
nefisten,yaşarmayan
Gözden, ve icabet  edilmeyen  duadan sana
sığınırız.Bildiğimiz ve bilmediğimiz  şeylerin
şerrinden  sen bizleri koru ALLAHIM!
ALLAHIM! İhsan  buyurduğun  nimetlerini  geri almadan
azabının  ansızın gelip çatmasından,gazabına sebep
olacak şeylerden  sana
sığınırız.Bizlere yol göster ALLAHIM!
ALLAHIM! Sana  itaat  edilir,sen karşılığını
verirsin;sana  isyan edilir, sen bağışlar
Ve  af  edersin, darda kalanlara icabet eder, zararı,
sıkıntıyı ortadan  kaldırıp,hastalara  şifa
Dertlilere deva  verir,günahları bağışlar, tövbeleri
kabul edersin. Sen bizlerin dualarını
Kabul  buyur ALLAHIM!
ALLAHIM! Enkaz  altında  kalarak,yukarıdan  aşağıya
yuvarlanarak, suda boğularak
Ve yanarak, ölmekten,sana  sığınırız.Sen  ölümle
en  güzeliyle  bizi huzuruna  al ALLAHIM!
Ölümümüzü  her türlü  şerden  kurtulup  rahata  erme
vesilesi  yap  ya  RABBİ!
ALLAHIM!  Bizleri  seni  çok  zikreden , sana  çok
şükreden, senden   çok  korkan,
Sana  çok  itaat  eden, sana  karşı  saygıyla  dopdolu
olan, ahu efgan  edip  dua dua  yalvaran  ve
durmadan   sana  sana
tevehcüh  eden  kullarından  eyle!
ALLAHIM! Acizlikten, üzüntüden, tasa  ve
kederden,korkaklıktan, başımıza  gelenlerden,  dolayı
başkalarının  sevinmesinden, kabir
azabından,cehennem  ateşinden  sana
Sığınırız.Bize  kötülüklerin  ve  kötülerin  şerrinden
emin  eyle.
ALLAHIM! Bizlere  verdiğin  nimetlerin  bereketinden
mahrum  etme.vermediğin
Şeylerle de  imtihan  etme.
ALLAHIM! Senden  bizi  sevmeni, senin sevdiklerinin
sevgisini,bizi  senin  sevgine
Yaklaştıracak  amellerin  sevgisini, tertemiz  bir
hayatı,dosdoğru  bir  ölümü, huzurunda  bizi  rezil
etmeyen,ayıpların sayılıp
dökülmediği bir  haşr  ü  neşr  istiyoruz.
ALLAHIM! Nimetlerini  artır,eksiltme; bizi  yücelt,
hor ve hakir eyleme, bize  lütüflarda
Bulun,mahrum  etme, bizden  razı  ol. Ey
Merhametlilerin  en  Merhametlisi!!!
AMİN.  AMİN. AMİN.
4 days ago
ALİ CANwrote:


CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
İslam dininde ibadetler kamerî aylara göre emredilmiştir. Kamerî takvime göre günün önce gecesi sonra gündüzü gelir. Mesela cuma gecesi dendiği zaman perşembeyi cumaya bağlayan gece kastedilir.

Allah Teâlâ bu geceleri diğer gecelerden daha faziletli (üstün) yaratmış ve bu gecelerde yapılan ibadetlere daha çok mükâfat vermiştir. Aynı zamanda önemli bazı işleri de bu gecelerde yaratır. Bunun için bu gecelere mübarek geceler denir.



4 days ago
NAZOwrote:
     

PhotobucketHostato su Megaportal.itPhotobucket

Sabır gerek... Yakup gibi tenhalarda gezip Yusuf diye inleyerek... zaman gerek Yusuf gibi kuyulardan mısır saraylarına yükselerek...azim gerek Muhammed(s.a.v) gibi Ebucehilin bile hidayeti için yetmiş kez yanına giderek... hasret gerek Mecnun gibi Leyla diye aklı ziyan ederek... edep gerek Hz.Osman gibi meleklerden bile hürmet görerek... işte böylesi vasıflara sahip yüreklerin katlanarak büyümesi duasıyla...

SELAM VE DUA İLE  ALLAH,A EMANET OLUN.

NAZLICAN  FIRAT

         

4 days ago



 
 
 

 

                                                                ALLAH CC RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN

                                                                  GÜNÜNÜZ AYDIN CUMANIZ MUBAREK OLSUN

 

 

 

                                           

 

(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten ‘tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar. (24/37)

                                         

Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

(62/9)

                                          

 

Artık namazı kılınca, yeryüzünde dağılın. Allah'ın fazlını isteyip-arayın ve Allah'ı çokca zikredin; umulur ki felaha (kurtuluşa ve umduklarınıza) kavuşmuş olursunuz. (62/10)

 

 

                                            

 

Oysa onlar, (kendilerini tümüyle Allah'a ve İslam'a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman (hemen) ona sökün ettiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten de daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır." (62/11)

(O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, (85/3)

 

 

 

                                         

4 days ago

YAĞMURLARLA AĞLIYOR

yalnızlığına… Yokuşlarda yoruldu yüreği… Melal akşamlarda hüzün içiyor… Araf yollarda avare yürüyor yıllardır… İkilemlerle ilerliyor Kaf dağının ardındaki sevgiliye kavuşmak için…

Arıyor ağlıyor ağlıyor arıyor… Savruk sinesinden sarı sonbahar dökülüyor toprağa… Hicran damlıyor ümit bulutlarından… Acı çiçekler açıyor avuçlarında…

Yıllar yüreğinde yırtık bırakarak yol alıyor… Ne kışta ne yazda… İlk ve sonbaharı soluyor seherlerde… Sevinçlerine çiğ yağdı kırağı kırdı çiçeklerini… Baharlar bekliyor bağrı uzak iklimlerden esen meltemlerle serinlemek istiyor sadrı…

Selim kalple sabır ağacına dayanıp şükretmek diliyor… Kalp toprağına düşecek hikmet meyveleri bekliyor o ağacın altında… Sevgiye dost olmuşken sevgili gelmese de olur… Şefkat yoksunu aşk kalp doyurmuyor neylesin sönük sözleri…

Serap sevgiler firak acılar demek… “ Bütün firaklardan gelen feryatlar aşkı bekadan gelen ağlamaların tercümanıdır”

Evet aşk vardır; bekaya… Bekaya bakar kalp değişmeyen daimi güzele meftun…

Ağlama gönül neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık…

Küllerin kâinata savrulmuştur kâinatsa kalbinde kayıp… Yağmurlar yine yağar ıslatmaz rüzgârlar yine eser savurmaz… Savruk değilsindir kök salmışsındır kâinatın kalbine… Yine yürürsün yollarda dönüp de arkana bakmadan… Arafta avare değilsindir yaranını bulmuşsundur; Ya Rahman… Ya Rahim… Ya cemil… Ya Vedud…

Rahmet seni ebede namzet etmişken neyle yesin geride kalanları… Yunus yüreğinle “kalanlara selam olsun” der yürürsün… Kör kuyularda korunmuş arınarak yükselmişsindir Azizliğe… Kuyudaki yalnız Yusuf değilsindir kardeşlerin sevgiyle sarmış Yakubi şefkat kuşatmıştır… Zirve dekeyken aziz bir terk edişle terk edersin dünya züleyhasını: “teveffeni müslimen.”

Hayata veda ederken geride Yusufi bir kıssa bırakmak yokuşlarda yağmurlarla ağlamaya değer… Bedelsiz değildir esir pazarında satılmak Azizlik esirlikten geçer.

Aşkı bilmez Züleyha Yakubi şefkati anlamaz… Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de…Hikmet yağmurlar yağıyorsa selim kalbine

“Selam” sana dosttur Rahmet yaran… Kuyularda yalnızsan korkma kıssan yazılıyordur kıyamete kadar okunmak için… Yüzünden okunur Yusuf yüreğin… Yazman için güzel sabrı şükürle süsle ve hayata Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”Hüseyin Eren

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usNAZLICAN FIRAT Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

YORUMLARIMDA ÇOK YARDIM ALDIĞIM  AHMED AK   ABİME  TEŞEKKÜR EDERİM.

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usCan Ahmedims.a.v.sayfasına gitmek için tıklayınızahmeds sayfasına gitmek için tıklayınız Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

4 days ago
ALİ CANwrote:

Bundada Bir Hayır Vardır!
Bir zamanlar Afrika daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.
Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:
-Bunda da bir hayır var!
Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu.
Durumu gören arkadaşı her zamanki her zamanki sözünü söyledi:
-Bunda da bir hayır var!

Kral acı ve öfkeyle bağırdı:
-Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu? Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.
Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar.
Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını farkettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.

Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.
-Haklıymışsın! dedi. Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi.
-Hayır, diye karşılık verdi arkadaşı. Bunda da bir hayır var!.
-Ne diyorsun Allah aşkına?diye hayretle bağırdı kral. Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir?
-Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Ve sonrasını düşünsene.


5 days ago